top of page

Psikanalizde Bedenler Nasıl Konuşur?
2026-2027 Seminer Programı
 

Psikanaliz için beden sadece içgüdüler tarafından yönetilen basit biyolojik bir organizma değildir. İnsan yavrusu daha en başından itibaren dilin (Simgesel) ağına düşer, dilin damgasıyla mühürlenir ve bir söylem içinde şekillenir. Bedenleşme bir süreçtir (incorporation). Beden, her insan için, kendine özgün belleğiyle, semptomuyla, travmasıyla, en temel barınaktır.

 

Lacan ile psikanaliz köklü bir değişime uğrar. Lacan, Freudcu doktrini genişletecek şekilde, analitik söylemi diğer söylemlere katar, bilimin ve kapitalizmin insan üzerinde etkilerini sorgular. Başlangıçta bir dil gibi yapılanmış olan bilinçdışı öznesi, nihai olarak parlêtre (konuşan varlık) kavramı altında somutlaşır. Bu kavram, insanı bir “konuşan beden” (corps parlant), dürtüyü ise "bir söylemenin var olduğu gerçeğinin bedendeki yankısı" olarak yeniden tanımlar. Böylece bedenleşme ve insanlaşma aynı süreç içinde, dilin ve söylemin somut sınır ve onaylarıyla gerçekleşir. Dolayısıyla konuşan beden, var olma biçimini Öteki’nden gelen koşullandırıcı sözlerle oluşturur. Bu, kişinin temel semptom ve jouissance biçimini sabitleyerek, tekil arzusunun geri planda kalmasına, yani bilinçdışında bastırılmasına neden olur.

 

Freud’un semptom için kavramlaştırdığı “psişik uzlaşma” tanımlaması bunu açıklar. Freud için semptom; bastırılmış bir içeriğin yerine fiziksel bir tezahürün geçtiği şifreli bir mesaj, bir metafordur. Lacan bu tanımlamayı genişletir ve semptomun, sadece çözülecek edilecek bir bilmece değil, bir beden olayı (événement de corps) olduğunu savunur. Lacan için, beden (zihin de buna dahil) yoluyla tezahür eden semptomlar şifreli olmakla birlikte tekrarlayan bir acıyla konuşur. Semptom bu yönüyle acıyı tekrarlamak istercesine konuşur. Freud’un ölüm dürtüsüne bağladığı bu ısrara Lacan “jouissance” diyecektir.

 

Bu kavramla şu açığa çıkar: konuşan beden, her zaman haz ilkesinin yönünde esenlik veya sakinlik peşinde koşmaz. Aksine, ölüm dürtüsü özneyi, bilinçdışı düzeyinde bir tatmin elde ettiği yıkıcı davranışları tekrarlamaya iter. Jouissance tam olarak budur: paradoksal, aşırı ve acı verici bir tatmindir. Beden, aşırılıklar, bağımlılıklar ve somatizasyonlar aracılığıyla konuşur. Kendi kaybından haz alır.

 

Bunu destekleyen Kapitalist Söylem, sınırları ve kastrasyonu (iğdiş edilmeyi) reddeden çılgın bir tüketim aracı olarak, özneyi kaybına götürecek jouissance için çalışır. Modern çağımızda her şey tüketim nesnesi ve performans odaklı olmuştur. Her şey ve herkes değiştirilebilir. Bir yandan sonu gelmeyen estetik müdahaleler, daha güzel bedenler, kişiye kusursuz bir görüntü vaat ederken, bunu destekleyen sosyal medyaları sunarak başka jouissance’lar doğurmuştur (daha görünür olmak, daha fazla takipçi ve “like” toplamak, vs.). Diğer yandan, daha performanslı sesini çıkarmayan çalışanlar, iş verenlerin tüketim nesnesi olmuştur.

 

Kapitalist söylemde beden klasik histeride olduğu gibi karmaşık metaforlarla konuşmaz; daha fazla tüketme ve üretme emri karşısında yaşadığı bitkinliği haykırır.

 

Psikanaliz, öznenin bedeninin söylemeye çalıştığı şeyi dinlemeye; sözün ve konuşma eyleminin tekrar işlev görmesini sağlamaya, kişiyi jouissance’ın kısır döngüsünden çıkmasına destek olamaya devam etmektedir.

 

– Zehra Eryörük

 

Klinik Modül (Süpervizyon) (Yüz yüze ve Online)

 

Daha önce bireysel süpervizyonda çalışılmış ve inşa edilmiş bir vaka üzerinden, Lacancı psikanalizde gereken teknik uygulamaları ve teorik bağlamları ele aldığımız bu çalışma, klinik formasyonun temelini oluşturmaktadır.

 

Klinik Modül kapalı grup şeklinde dernek kurucu üyelerimizden EPFCL Okul üyesi psikanalist Zehra Eryörük öncülüğünde gerçekleştirilecektir. Her toplantıda katılımcılardan en az bir kişi sunum yapacaktır. Yeni katılımcılara öncelik tanınacaktır.

 

Klinik Modül toplam 8 toplantıdan oluşmaktadır. Her sunum öncesi, vaka inşası Zehra Eryörük ile bir veya iki seanslık bireysel süpervizyonda çalışılacaktır. Bu çalışma, süpervizyon modülü ücretine dahildir.

 

Katılım şartları: Eğitimin diğer modüllerine kayıtlı olmak şartıyla, klinik modül sadece ruh sağlığı alanında çalışan veya bu alanlarda eğitim alan kişilerin katılımına açıktır. Süpervizyona ilk defa katılacak olanların lacanturkiye@gmail.com adresine bir paragraflık kısa bir özgeçmiş yazmaları ve kaydın onaylanması için Zehra Eryörük (zehra.eryoruk1@gmail.com) ile önceden bir görüşme yapmaları gerekmektedir. Başvuru kriterlerini karşılayan kişiler kayıtlarını yaptırabilir. Daha önce katılanlar direkt kayıtlarını yaptırabilirler.

 

Süpervizör ve tartışmacı: Zehra Eryörük.

Eylem Kaptan, Görkem Aypar, Işıl Necef ve Simge Zilif’in desteğiyle.

 

Teorik Modüller (Yüz yüze ve Online)

 

I. Modül: Lacancı Psikanalize Giriş Semineri

 

Bu modül Jacques Lacan'ın psikanaliz pratiğine getirdiği yenilikleri ve temel kavramları aktarmayı amaçlamaktadır. Bu yıl “Bilinçdışı Nedir?” teması üzerine odaklanarak, Lacan’ın XI. Semineri olan Dört Temel Kavram kitabını takip ederek sekiz kavramı ele alacağız.

 

Konuşmacılar: Büşra Nur Dağ, Doğukan Kocabaş, Elvan Çevik, Gözde Akkaya, İrem Enli, Kandil Önel, Serhat Özmen, Yağız Erk.

 

II. Modül: Psikanalizde Psikopatoloji ve Praksis

 

Bu modül Freud’dan Lacan’a oluşmuş psikanaliz doktrini ve praksisi yıllık tema üzerinden açıklamayı ve günlük klinik uygulamalarda psikopatoloji sorularını ele almayı hedefler. Bunun için, okul kartellerinde çalışmalarımızı ve Colette Soler’in psikanaliz öğretimine yaptığı son katkılarını seminere taşıyacağız.

 

Seminer Zehra Eryörük tarafından verilecektir.

 

III: Modül: Metin Çalışmaları Semineri

 

Bu modül yıllık temayı psikanaliz öğretiminin temeli olan kaynak metinler üzerinden ele almayı hedefler. Freud’un ve Lacan’ın metinlerine olabildiğince sadık kalarak, okuma esnasında oluşan soruları “Psikanalizde Bedenler Nasıl Konuşur?” temasıyla bağlantıları tartışmayı hedefler. Bu yıl okuduğumuz metin Lacan’ın X. kitabı olan Kaygı semineri olacaktır.

 

Konuşmacı ve tartışmacılar: Begüm Topaloğlu, Damla Keskin, Eylem Kaptan, Görkem Aypar, Işıl Necef, Simay Karakaş, Simge Zilif, Yağız Erk.

 

Psikanaliz Okulu Soruları Semineri (Online)

 

Bu seminerde, Okul metinlerini baz alarak analistin analizi (didaktik psikanaliz), psikanaliz okulun politikası, pratiğin kontrolü (süpervizyon) gibi temalar IF-EPFCL Okul üyesi analistler davet edilerek işlenecektir.

 

22 Kasım, 13 Aralık, 24 Ocak, 28 Şubat, 28 Mart, 25 Nisan tarihlerinde pazar günleri Türkiye saatiyle 21.00-23.00 (Paris 19.00-21.00)

 

Seminer sorumlusu: Zehra Eryörük

Eylem Kaptan, Görkem Aypar, Işıl Necef ve Simge Zilif’in desteğiyle

 

Seminer online olarak gerçekleşecektir, sadece IF-EPFCL üyelerine ve seminer programına kaydolanlara açık olacaktır.

 

Sempozyum ve Çalışma Günleri (Yüz yüze ve Online)

 

Türkiye’de Lacancı Psikanalizin 10. Yılı Sempozyumu (17, 18 Ekim 2026)

 

Cumartesi: “Psikanalizin Bir Kültüre Giriş Şartları”

Pazar: “Lacan Neden Bir Okul Kurdu?"

 

Çalışma Günü: “Şiddete Karşı Sözün Gücü (Söz Emekçisi Olmak)” (20 Şubat 2027, Cumartesi)

 

Okul Günü: “Lacancı Psikanalist Formasyonunda Okul’un işlevi” ve Karteller Buluşması

 

(29 Mayıs 2027, Cumartesi)

 

Halka Açık Etkinlikler (Yüz yüze ve Online)

 

Psikanaliz Buluşmaları - Toplumsal Semptomları Farklı Disiplinlerle Konuşmak

 

“Toplumsal Semptomlar Nasıl Konuşur?”  (19 Aralık 2026, Cumartesi)

“Kapitalist Söylem Neye Hizmet Ediyor?” (20 Mart 2027, Cumartesi​​​)​

FCL-Türkiye 2026-2027 Yıllık Seminer Programı.png
1 - Ana Afiş.png

İletişim

  • Instagram
  • Facebook
  • Youtube
  • X
IF-EPFCL Logosu
bottom of page